Dînsiz bir inkılâba kalır sanma dünyâ
Sahteliğin ismidir bu şeytânî rüyâ
Gelip de gidenlerin bak bir sonlarına
O zalimler ve hainler nerede şimdi
…
Heyhat! Kendini ilâh ve rab ilan etti
Zulümle doldurdu verimli ülkesini
Kızıldeniz yutuverdi pis bedenini
O Firavun ve ordusu nerede şimdi?
…
Garip! Taş üstüne taşla yükseltti kule
Ulaşırım sandı tuğlalarla göklere
Düşünmeden sonunu koştu bir hevese
O Hamancık ve kulesi nerede şimdi?
…
Nimeti kendinden bilerek hep “ben” dedi
Hakikati görmedi kör olan gözleri
Yer yuttu, karanlık kaptı, kaybolup gitti
O Karuncuk ve malları nerede şimdi?
…
Köpeğin misalini beyân eder âyet
Havladı ve susmadı, şaşırmalı hayret
Şeytânın adamlarını bekler bu ibret
O hain Belam ve ilmi nerede şimdi
…
Hakka dâvet edildikçe o hep diretti
Nebi’nin hak kelamını hiç dinlemedi
Cehalete hizmeti bak Bedir’de bitti
O Ebû Cehil ve kibri nerede şimdi?
…
Tebbet suresiyle bildi kendi halini
Hastalık kuruttu o pis, kibirli teni
Ne kötü amcaydın, Kur’ân bildirdi seni
O Ebû Leheb ve eşi nerede şimdi?
…
Minhâc Dergisi 17. Sayı | Nisan 2026 | Hakan Emin
Bir Cevap Yaz
