«
  1. Anasayfa
  2. 5. SAYI / NİSAN 2023
  3. Meleklere Îmân

Meleklere Îmân

KAAN

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle…

***

Bil ki  güzel  yavrum!  Melekler  Allâh’ın  kullarıdır,

Meleklere inanmak,  elbet  îmânın asıllarındandır,

Onlara îmânda,  aralarında  ayrım  yapılmamalıdır,

Ayrım yapmak ve düşman olmak hepsini inkârdır,

***

Ey güzel yavrum! Müslümanlar olarak bizler, Allâh’ın meleklerine îmân ederiz. Meleklere îmân etmek, îmânın altı rüknünden biri olup, İslâm dîninin aslındandır. Kişiyi Müslüman kılan îmânın temellerindendir. Hiç kimse, Allâh’ın meleklerine inanmadıkça îmân etmiş olmaz. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

Rasûl, Rabbinden kendisine indirilene îmân etti, mü’minler de (îmân ettiler). Her biri; Allâha, meleklerine, kitâblarına ve rasûllerine îmân ettiler. [Bakara: 2/285]

“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, Allâh’a, âhiret gününe, meleklere, kitâb ve nebîlere îmân eden kimselerin yaptığıdır.” [Bakara: 2/177]

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:

“Îmân; Allâh’a, meleklerine, kitâblarına, rasûllerine, âhiret gününe ve hayırlısıyla şerlisiyle kadere inanmandır.” [Müslim (8); Tirmizî (2610)]

Melekler, Allâh’u Teâlâ’nın yarattığı kullardır. Hiçbirinde yaratma ve yaşatma, rızık ve sağlık verme, hidâyet ve duâlara icâbet etme özellikleri yoktur. Çünkü bunlar, rab ve ilâh olarak Allâh’ın sıfatlarıdır. Melekler ise Allâh’ın itaat ve ibâdet için yarattığı âciz kullardır, Allâh’ın kızları ya da oğulları değillerdir. Allâh bildirmedikçe bilemezler ve Allâh dilemedikçe de dileyemezler. Allâh’tan korkarlar, her dâim yaratıldıkları hâl üzeredirler.     

Bizler, Allâh’ın meleklerine aralarında hiçbir ayrım yapmadan ve hiçbirine de düşman olmadan îmân ederiz. Hepsi Allâh’ın kullarıdır ve O’nun emriyle iş yapmaktadırlar. Onlardan birini inkâr etmek, tümünü inkâr etmek mânâsına gelir. Çünkü bu, onların varlığından veren Allâh’u Teâlâ’yı yalanlamak demektir. Her kim böyle yaparsa, hiç şüphesiz ki Müslüman değildir. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Kim Allâh’ı, meleklerini, kitâblarını, rasûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” [Nisâ: 4/136]

Bu nedenle yavrum! Aralarında ayrım yapmadan Allâh’ın meleklerine îmân et! Hiçbirine düşman olma ya da kötü bir söz kullanma! Hiçbirine Allâh’ın sıfatlarından bir sıfatı verme! Onları, Allâh’ın kulları olarak bil! Onlar ne Allâh’ın kızlarıdır ne de oğullarıdır. Onları, Allâh’tan ayrı olarak bir an bile varlıkta kalmaya güçleri yetmeyen âciz kullar olarak kabul et! Onların Allâh’tan izinsiz hiçbir işe kâdir olamadıklarını bil! Böylelikle meleklere îmân konusunda doğru bir inanış içinde olarak Allâh’ın sevgisini kazan. Allâh’u Teâlâ seni haktan ayırmasın.

***

Her biri, her an Rahmân’a  muhtaç  ve  bağımlıdır,

O’na  isyân  etmeyen, nûrânî  ve  latîf  varlıklardır,

***

Ey güzel yavrum! Melekler de diğer kullar gibi her an Allâh’u Teâlâ’ya muhtaç ve bağımlıdırlar. Allâh’u Teâlâ, onları kendisine itaat ve ibâdet etmeleri için yaratmıştır. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

Gece ve gündüz, hiç durmaksızın (Allâh’ı) tesbih ederler. [Enbiyâ: 21/20]

Varlıkta olmak ve varlıkta kalabilmek için Rahmân olan Allâh’ın rahmetine muhtaçtırlar. Kendilerini var etme ya da varlıkta kendi başlarına kalabilme güçleri yoktur. Onlar, Allâh’u Teâlâ’ya göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa isyân etmezler. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Ey îmân edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insânlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin üzerinde gâyet sert, güçlü, Allâh’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.” [Tahrîm: 66/6]

Melekler, yaratılışları itibariyle -Allâh’ın izniyle- insânların güç yetiremediği birçok işi ve görevi gerçekleştirebilirler. Onlar nûrânî ve latîf yaratıklardır. Allâh’u Teâlâ, dilmedikçe insânlar onları göremezler ve işitemezler. Çeşitli sûretlere girebilme özellikleri vardır. İnsânlar topraktan, cinler ateşten, melekler ise nûrdan yaratılmışlardır. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:

“Melekler, nûrdan; cinler dumansız ateşten ve Âdem ise size vasfedilmiş şeyden (çamurdan) yaratılmıştır.” [Müslim (2998); Ahmed (24667)]

Bu nedenle yavrum! Melekleri Allâh’a muhtaç ve bağımlı kullar olarak bil ve öylece îmân et!  Allâh’u Teâlâ, zâtı itibariyle hiçbir şeye muhtaç olmayandır, O’nun dışında her ne varsa O’na muhtaç ve bağımlıdır. Kâinattaki hiçbir varlık kendi kendine var olamaz ve Allâh’ın yardımı olmadan varlıkta kalamaz. Meleklerin asla günah işlemeyen, itaat ve ibâdetten bir an bile ayrılmayan, nûrdan yaratılmış latif varlıklar olduklarına îmân et! İşte bu inanç, kurtuluş ve selâmettendir.

***

İsmi ve görevi  insânlara bildirilen melekler vardır,

Cibrîl,  Mîkâîl,  İsrâfîl,  Meleku’l-Mevt  onlardandır,

Rıdvân,  Mâlik,  Münker  ve  Nekir,  Hafaza  vardır,

Hamele-i Arş ve Meleku’l-Cibâl de bulunmaktadır,

Onlardan  başka  daha birçok şerefli melek vardır,

Her biri  Rahmân’ın  emrine  âmâde  âciz kullardır,

***

Ey güzel yavrum! Müslümanlar olarak bizler, meleklerin tümüne îmân ederiz. Ancak ismi ve görevi bildirilen meleği, ayrıntılı olarak ismi ve görevi ile tasdîk ederiz. İsmi ve görevi bildirilen melekler şunlardır:

Cibrîl: Vahiyle görevli melektir. Allâh’u Teâlâ’dan aldığı vahyi, Allâh’ın dilediği nebîsine veya rasûlüne indirir.

Mîkâîl: Yağmur yağdırmak ve bitkileri yeşertmekle görevli melektir.

İsrâfîl: Sûra üflemekle görevli melektir.

Meleku’l-Mevt (ölüm meleği): Ölüm anında canlılardan ruhları çekip almakla görevli melektir.

Rıdvân: Cennet bekçisidir.

Mâlik: Cehennem bekçisidir.

Münker ve Nekir (kabir melekleri): Ölü kabre konulduktan sonra ona üç şey hakkında soru soran iki melektir. Bu iki melek, kabirde ölüye gelir ve ona; Rabbi, dîni ve nebîsi hakkında soru sorar.

Hafaza (koruyucu melekler): İnsânları tehlikelere karşı korumakla görevli meleklerdir.

Hamele-i Arş (Arşı taşıyan melekler): Arşı taşımakla görevli meleklerdir.

Meleku’l-Cibâl (dağlara vekâlet ve nezâret eden melekler): Dağlarla görevli meleklerdir.

Kirâmen Kâtibin (amelleri kaydeden melekler): İnsânların işledikleri amelleri kaydeden meleklerdir.

Bunlardan başka sayılarını sadece Allâh’u Teâlâ’nın bildiği daha birçok melek vardır. Her biri Rahmân olan Allâh’ın emrine âmâde âciz kullardır. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insânlar için ancak bir uyarıdır.” [Müddessir: 74/31]

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:

“Ben, sizin görmediklerinizi görüyor, işitmediklerinizi işitiyorum. Gökyüzü çatırdar ve çatırdaması da gerekir. Çünkü gök yüzünde dört parmaklık bir yer yoktur ki, secde eder vaziyette melekler orayı doldurmamış olsun.” [Tirmizî (2312); İbn Mâce (4190)]

Bu nedenle yavrum! Meleklere îmân ederken ismi ve görevi bildirilen meleklere, isim ve görevleriyle tafsilatlıca îmân et! Bildirilmeyenlere ise genel olarak îmân et! Onların varlıklarında asla şüphe etme! Biz onları göremesek de yerler ve gökler, “buyur, emret Allâh’ım!” diyen, secde eden ve Allâh’ı tesbih eden meleklerle dolup taşmaktadır. 

***

İtaatkâr  ve  günah  işlemeyen  akıllı  yaratıklardır,

Erkeklik  ve  dişilik  cinsiyetleri  bulunmamaktadır, 

Yemezler, içmezler ve uyumazlar, şiarları hayâdır,

İki, üç ve  dört,  daha çok kanatları  olanlar vardır,

***

Ey güzel yavrum! Meleklerin bize bildirilmiş birçok özelikleri vardır. Bizler onlara, bu özellikleriyle beraber îmân ederiz. Melekler, itaat ve ibâdet için yaratılmış itaatkâr ve günah işlemeyen akıllı varlılardır. İnsânlar gibi erkeklik ve dişilik gibi cinsiyetleri yoktur. Onlar, insânlar gibi evlenmezler ve insânların çoğalma şekilleri gibi çoğalmazlar. İnsânlar gibi yemezler, içmezler ve uyumazlar. Onların gıdaları ve ihtiyaçları ibâdettir. Şiarları, güzel hasletlerin en güzellerinden olan hayâdır. Onlardan bazılarının iki, bazılarının üç, bazılarının da dört kanadı vardır. Bazılarının ise daha çok kanadı vardır. Kim onları inkâr ederse apaçık bir sapıklık içindedir. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Kim Allâh’ı, meleklerini, kitâblarını, rasûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” [Nisa: 4/136]

Bu nedenle yavrum! Bizler; meleklere, bize bildirilen özellikleriyle îmân ederiz. Hiçbirini diğerinden ayırmayız ve hepsini severiz. Biliriz ki hepsi Rabbimizin kullarıdır ve O’na kulluklarında asla isyân etmezler, emrolundukları görevleri de hiçbir zaman terk etmezler.

İşte sana, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaât inancı üzere meleklere nasıl îmân edilmesi gerektiğini kısaca açıkladım. Sakın bu inançtan ayrılma! Zamanlar ve mekânlar değişse de îmân değişmez. İnsânlar değişir ancak melekler değişmez. Bizim meleklere inancımız da diğer inanç esaslarımız gibi sâbittir.   

***

Minhâc Dergisi 5. Sayı | Nisan 2023 | Kaan Sâlih