«
  1. Anasayfa
  2. 4. SAYI / OCAK 2023
  3. Allah’a İman ve Tevhidin Kısımları

Allah’a İman ve Tevhidin Kısımları

KAAN

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle…

***

Bil ki güzel yavrum! Yaratılış amacımız tevhîddir,

Tüm Peygamberler tevhîd ile gönderilmişlerdir,

***

Ey güzel yavrum! Yaratılış amacımız tevhîddir. Allâh’u Teâlâ bizleri, oyun ve eğlence için değil, kendisini tevhîd etmemiz için yarattı. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Ben cinleri ve insânları, ancak bana ibâdet etsinler (beni tevhîd etsinler) diye yarattım.” [Zâriyât: 51/56]

Ey güzel yavrum! Allâh’ın peygamberlerini göndermesinin nedeni ve peygamberlerin kendisi ile gönderildikleri şey de ancak tevhîddir. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Andolsun, biz her ümmete: ‘Allâh’a kulluk edin ve tâğûttan kaçının’ diye bir rasûl gönderdik.[Nahl: 16/36]

“Senden önce hiçbir rasûl göndermedik ki ona: Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibâdet edin’ diye vahyetmiş olmayalım.” [Enbiyâ: 21/25]

Bu nedenle yavrum! Yaratılış amacına uygun olarak yaşa! Peygamberlerin ilk sözlerinin ve ilk emirlerinin tevhîd olduğunu bil ve bunu asla aklından çıkarma! Yaratılış amaçlarına uygun olarak yaşamayanların yaşantıları seni aldatmasın! Her kul, yaptıklarıyla ya da terk ettikleriyle kendi nefsine şâhitlik etmektedir. Senin îmânının şâhidi, emrolunduğun tevhîd olsun!

***

Tevhîd, Allâh’ı zâtında ve rablığında bir kılmaktır,

İlâhlığında, tüm isim ve sıfatlarında bir tanımaktır,

***

Ey güzel yavrum! Müslümanlar olarak bizler, Allâh’ı tevhîd ederiz. Tevhîd, Allâh’u Teâlâ’yı zâtında ve rablığında, ilâhlığında, isim ve sıfatlarında bir kılmaktır. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“De ki: O Allâh (zâtında, rablığında ve ilâhlığında) tektir.” [İhlâs: 112/1]

Allâh’u Teâlâ’yı rablığında tevhîd etmek, rubûbiyyet tevhîdidir. Tevhîdin bu çeşidi, Allâh’u Teâlâ’yı yaratan ve hayat veren, rızık ve nimetler bahşeden, mülk ve iktidar sâhibi, yönetici ve hükmedici, terbiye eden ve doğru yolu gösteren olarak birlemekle gerçekleşir. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi (olan Allâh) Azîzu’l-Ğaffârdır (üstündür, çok bağışlayıcıdır).” [Sad: 38/66]

“İşte Rabbiniz Allâh budur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyleyse yalnız O’na ibâdet edin. Zîrâ O, her şeye vekîldir.” [En’âm: 6/102]

Allâh’u Teâlâ’yı ilâhlığında tevhîd etmek, ulûhiyyet tevhîdidir. Tevhîdin bu çeşidi, Allâh’u Teâlâ’yı tek gerçek ilâh olarak kabul etmekle ve sadece O’na ibâdet etmekle gerçekleşir. O’ndan başka ibâdet olunanları, bu ibâdet olunanlara ibâdet edenleri ve ibâdetlerini reddetmek de ulûhiyyet tevhîdinin gereğidir. Aksi halde ulûhiyyet tevhidi gerçekleşmez. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Eğer göklerde ve yerde Allâh’tan başka ilâhlar olsaydı, ikisinin de düzeni bozulup gitmişti. Arş’ın Rabbi olan Allâh, onların niteledikleri şeylerden yücedir.” [Enbiyâ: 21/22]

“Bu böyledir. Çünkü Allâh hakkın tâ kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise bâtıldır. Şüphesiz Allâh çok yücedir, pek büyüktür.” [Lokman: 31/30]

Allâh’u Teâlâ’yı isim ve sıfatlarında tevhîd etmek, isim ve sıfat tevhîdidir. İsim, Kur’ân ve Sünnet’te Allâh’u Teâlâ’nın isimlendirdiği şeydir. Sıfat ise Kur’ân ve Sünnet’te Allâh’u Teâlâ’nın vasfedildiği şeydir. Tevhîdin bu çeşidi, Kur’ân ve Sünnet’te gelen tüm isimleri ve sıfatları kabul etmekle gerçekleşir. En güzel isimler ve en kâmil sıfatlar Allâh’ındır. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

En güzel isimler Allâh’ındır. O halde Ona o güzel isimleriyle duâ edin. Onun isimleri hakkında yanlış yola sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır. [Araf: 7/180]

Kötü sıfatlar âhirete inanmayanlara aittir. Mesel-i alâ/en yüce sıfatlar ise Allâh’ındır. O, Azîz (mutlak güç sâhibidir) ve Hakîmdir (hüküm ve hikmet sâhibidir). [Nahl: 16/60]

Bu nedenle yavrum! Allâh’u Teâlâ’yı zâtında, rablığında, ilâhlığında, isim ve sıfatlarında bir ve tek kıl! O’ndan başkasına O’na âit sıfatları ve isimleri asla verme! Rab ve ilâh olarak sadece Allâh’ı kabul et ve bunun gereğini yerine getir. İşte bu en büyük kurtuluştur.  

***

Rabbimiz Allâh, yaratan, yaşatan ve yönetendir,

Sevk ve idâre, tasarruf ve kader O’nun emri iledir,

***

Ey güzel yavrum! Rabbimiz Allâh’u Teâlâ’nın rablığının gereği olarak bazı sıfatları vardır. Bu sıfatlarda O’nu bir kılmak rubûbiyyet tevhîdinin bir gereğidir. Bu sıfatlardan bazıları yaratmak, yaşatmak, yönetmek, sevk ve idâre etmek, tasarrufu elinde bulundurmak ve mahlukata dâir tüm kaderleri tayin etmektir. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allâh’tır. İyi bilin ki, yaratmak da emretmek de O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi Allâh ne yücedir!” [Arâf: 7/54]

“De ki: ‘Kimdir sizi gökten ve yerden rızıklandıran? Kimdir kulaklarınızı ve gözlerinizi yaratan? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran. Kimdir bütün işleri çekip çeviren, kâinatı yöneten. ‘Allâh!’ diyecekler. De ki: O hâlde, Allâh’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” [Yûnus: 10/31]

“Andolsun, eğer onlara: ‘Gökleri ve yeri kim yarattı?’ diye sorsan, mutlaka ‘Allâh’ derler. De ki: ‘Hamd, Allâh’a mahsustur.’ Fakat onların çoğu bilmezler.” [Lokmân: 31/25]

“Hüküm vermek yalnızca Allâh’a aittir. O, kendisinden başka hiçbir şeye ibâdet etmemenizi emretmiştir.” [Yûsuf: 12/40]

Bu nedenle yavrum! Allâh’u Teâlâ’yı rubûbiyyetinde tevhîd et! O’ndan başkasına yaratmak ve yönetmek, hükmetmek ve tasarruf etmek, sevk ve idâre etmek, kaderleri belirlemek, yazmak, dilemek ve zamanı geldiğinde onları yaratmak sıfatlarını verme! Allâh’tan başka hiçbir zât bu sıfatlara sâhib değildir. Bu ve diğer rablık sıfatlarında sıfatlarında Allâh’ı tevhîd et!  

***

İlâh kendisine  itaat edilerek ibâdet edilenlerdir,

Bil ki tek gerçek hak ilâh Allâh Azze ve Celle’dir,

***

Ey güzel yavrum! İlâh kendisine ibâdet edilen şey demektir. İbâdetin temelinde itaat vardır. Tam bir teslimiyet ve rıza ile gerçekleşen itaat olmadan ibâdet gerçekleşmez. Teslimiyet ve zilletle, sevgi ve saygıyla itaat edilecek tek zat Allâh’u Teâlâ’dır. Çünkü O, tek gerçek hak ilâhtır ve ibâdeti sadece O, hak eder. O’ndan başka kendilerine ibâdet edilenlerin tümü sahte ve bâtıldır. İbâdet cinsinden hiçbir ameli hak etmezler. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

Allâhu Teâlâ şöyle buyurdu: İki ilâh edinmeyin! O ancak tek ilâhtır. [Nahl: 16/51]

“İlâhınız tek ilâhtır. Ondan başka ibâdete lâyık ilâh yoktur. O, Rahmândır, Rahîmdir. [Bakara: 2/163]

“(Allâh) Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbi’dir. Şu halde O’na ibâdet et ve O’na ibâdette kararlı ol. Hiç O’nun adaşı (dengi ve benzeri) olan birini biliyor musun?” [Meryem: 19/65]

“Hâlbuki onlara, ancak dîni Allâh’a has kılarak ve hanîfler olarak Allâh’a kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dîndir.” [Beyyine: 98/5]

İbâdet, Allâh’ın sevip râzı olduğu şeylerin tümünü içine alan kapsamlı bir kelimedir. Bu da Allâh’u Teâlâ’nın emrettiği şeylere bağlanmak; nehyettiği şeylerden de kaçınmak sûretiyle O’na itaatte bulunarak, sevgi ve tâzim ile boyun eğmek demektir.

Bu nedenle yavrum! Allâh’u Teâlâ’yı bir ve tek ilâh olarak kabul et! O’nun dışında kendisine ibâdet olunanları red ve inkâr et! Allâh’tan başka hiçbir zâtı ilâh olarak kabul etme ve O’ndan başkasına ibâdet cinsinden hiçbir ameli yöneltme! İbâdetlerinin tümünü bir ve tek olan Allâh için kıl! İşte bu en büyük selâmettir ve Allâh’ın güvencesi altına girmektir.  

*** 

Rablık sıfatlarını O’ndan başkasına vermek şirktir,

O’ndan başkasına ibâdet yöneltmek de aynı iştir,

***

Ey güzel yavrum! Rablık sıfatları daha önce geçtiği üzere yaratmak ve yaşatmak, yönetmek ve hükmetmek, sevk ve idâre etmek, fayda ve şifa vermek, tasarruf ve imdat etmek gibi sıfatlardır. Bu sıfatları O’ndan başkasına vermek şirktir. Şirk koşan müşriktir ve ebedî olarak Cehennemde kalacaktır. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

Onun benzeri hiçbir şey yoktur. [Şûrâ: 42/11]

Onun hiçbir dengi yoktur. [İhlâs: 112/4] 

Allâh’u Teâlâ’dan başkasına ibâdet etmek de şirktir. Çünkü bu, O’ndan başka ilâh edinmek ve Allâh’a yapılması gerekli olan amelleri O’ndan başkasına yapmaktır. Allâh’u Teâlâ, şöyle buyurmaktadır:

“Allâh’a (tevhîd üzere) ibâdet edin ve ona hiçbir şeyi şirk koşmayın.” [Nisâ: 4/36]

Bu nedenle yavrum! Allâh’a âit olanı, O’na âit kıl! Ona ne rablığında ne de ilâhlığında eş ve ortak tanıma! Namaz, oruç, zekât, hac, kurban, adak, duâ, yardım isteme, sığınma, tevekkül ve hüküm isteme gibi hiçbir ibâdeti O’ndan başkasına asla yapma!

*** 

Allâh’ın kendi zâtına âit isimleri ve sıfatları vardır,

Onları geldikleri gibi kabul etmeyenler bid’atcıdır,

*** 

Ey güzel yavrum! Allâh’u Teâlâ’nın kendi zâtına âit isimleri ve sıfatları vardır. Bunlardan bazıları el-Ahad ve el-Hayy, el-Evvel ve el-Âhir isimleridir. Hayat ve ilim, bekâ ve kudret gibi zâtî sıfatlarıdır. Bazıları da nüzul ve istivâ, rızâ ve gazâb gibi fiili sıfatlardır. Tümünü Allâh’u Teâlâ’ya yakışır şekilde geldikleri gibi kabul etmek îmânın gereklerindendir. Bu sıfatlardan bazılarını kabul etmek bazılarını da reddetmek bid’attır. Bunun gerekçesinin ne olduğunun önemi yoktur, bunu yapan tevbe etmesi gereken bir bid’atçidir.  

Bu nedenle yavrum! Allâh’u Teâlâ’nın isim ve sıfatlarının tümüne O’na yakışır bir şekilde îmân et! Bir kısmını kabul edip diğer kısmını kabul etmeyen bid’atçi kimselerden ve görüşlerinden uzak dur! Kur’ân ve Sünnet ile gelen her şeyi hak ve doğru kabul et!

Minhâc Dergisi 4. Sayı | Ocak 2023 | Kaan Sâlih